logo

trugen jacn

BARIN DİRENİŞİ : DOĞU TÜRKİSTAN ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIK SAVAŞININ DÖNÜM NOKTASI

Türk Milletinin Ata Ocağı Türk Ocaklarımızın İstanbul Şubesi Başkanı Sayın Dr.Cezmi Bayram Hocamızın Daveti üzerine 04.04.2025 Cuma günü  Doğu Türkistan Türklerinin özgürlük ve Bağımsızlık Mücadelesinde bir dönüm noktası olan şanlı Barın Direnişinin 35. yıldönümünde Barın İnkilabı ile  Doğu Türkistan’in günümüzdeki durumu ve muhacerette yaşayan Doğu Türkistanlıların karşılaştıkları sorunlar ve İşgalci Çin’in  Sınır Aşan/Sınır Ötesi  Baskı ve zulümlerini  hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Sohbet havasında  geçen konuşmamızı çoğunu yakinen tanıdığım çok değerli Türk Ocaklı Aydınlar, Üniversite öğretim üyelere ve gönül dostlarımız değerli zamanlarını ayırarak bizi dinleme  lütfunda   bulundular. Kendilerine Doğu Türkistan meselesine  ilgi ve duyarlılık gösterdikleri için minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Şanlı Barın Ayaklanmasını hatırlayarak anlatmamız için bizi davet eden   İstanbul Türk Ocakları Başkanımız Sayın Dr.Cezmi Bayram Hocamıza da teşekkürlerimi sunuyorum. Konuşma metnini aşağıda  bilgilerinize sunuyoruz.(UYHAM) 

‎1 kişi ve ‎şunu diyen bir yazı '‎TÜRK OCAKLARI İSTANBUL ŞUBESİ "1912'den Beri Türk Milletinin Hizmetinde" DOĞU TÜRKİSTAN'DA BARIN KATLİAMI VE DEVAMI CUMA 4NISAN 4 2025 SAAT 18:00 YER: TÜRK OCAĞI ŞUBESİ лoBKocaKcAEЙ 車 STANBUL كتاوي KONUŞMACI HAMİT GÖKTÜRK ARAŞTIRMACI -YAZAR CANLI CANLIYAYIN yayin.istanbulturkocagi.org O istanbulturkocagi f turkocagi M turkacagi D turkocagi‎'‎‎ görseli olabilir

Hamit GÖKTÜRK 

Aktu İlçesi ve ve onun kalbi sayılan Barın kenti
Barın Kasabası Kaşgar’a bağlı  Aktu/Aktağ  ilçesine 17 km.uzaklıkta olup, yüzölçümü bin Km2. kadardır.1990 yılı istatistiklerine göre  ilçenin en kalabalık nüfusuna sahip bir yerleşim yeridir. Barın Kasabası Kaşgar’in Yenihisar ilçesine bağlı iken,  Çinli İşgalcilerce 1955 yılında kurulan sözde  Uygur Özerk Bölgesinin Artuş merkezli  sözde Kızılsu Kırgiz Özerk Oblastı(Özerk İli)’na bağlanmıştır. Bu ilçemizde 1730 yılında Moğolistan’ın Orhon vadisinden toplu göç ederek yerleşen 20 bin civarında Kırgiz Türkü Kardeşlerimiz de Uygurlar ile birlikte kardeşçe yaşamaktadırlar.  .

Aktu İlçesi ile ona bağlı Barın kenti Pamir dağları eteklerinde, Taşkurgan yolu üzerinde ve ona çok yakın stratejik ve askeri bakımdan çok önemli bir konumdadır. İlçenin zamanın şartlarına göre ulaşımın zor olması ve diğer etkenler nedeniyle İstilacıların fazla nüfuz edemediği, dini ve milli duyguların çok güçlü olarak iyi korunduğu bir yerleşim yeridir.  Aktu ilçesi bu özelliklerinden dolayı işgalcilere karşı direniş ve başkalıdırnın  merkezi olmuştur. Örneğin, 1860 yıllarda başlayan Çinli istilacılara karşı özgürlük hareketinin en önemli cephelerinden Kaşgar Ayaklanmasının önderi Aktu’lu bir Kırgiz Türkü olan Sıddık beydir. Komünist Çin işgalinden sonra da bölgede sürekli isyanlar meydana gelmiştir. Bunlar  1950’de Hekim Taş İsyanı   1969’da  Aziz Osman İsyanı   1976’da Mehmet İsa İsyanı  ve en son 28 Ekim 2013’de Pekin’in Tienenmin Meydanında tüm ailesi Barın katliamında  Çin Terör Ordusunca katledilen  Osman Hasan’ın gerçekleştirdiği araçla yapılan intihar saldırısıdır.

İlçenin  Önemli yerleşim yerleri ise  Türk  kültür ve tarihini çağrıştıran  şu isimleri taşımaktadır :  Buğra Yaylağı   Kara Tam, Kara Buğra    Uluğçat, Kızılsu, Karataş Koçaş Bay  Kökkol Karluk  Tarlık    ve Altunluk   vediğerler.

Çin’deki Siyasi  Gelişmelerin Doğu Türkistan’a Yansımaları

Mao’nun ölümünden sonra 4’lü çete iktidardan uzaklaştırılmış ÇKP’de iktidar mücadelesinden galip çıkan yeni Çin Lideri Deng Çin’i batıya açmıştır. 1980’den sonra Çin’deki  Kısmı de olsa   yeni reform ve açılımlar   havası Doğu Türkistan’a da yansımıştır. İnsanlık tarihinin  en büyük  felaketlerinden biri olan  1966’da başlayan ve 10 yıl devam eden bu süreçte  hapsedilen  ve hayatta kalan Uygur aydınları serbest bırakılmış ve  Doğu Türkistan’da yeniden  kendine dönüş şeklinde yeni bir  kültürel aydınlanma  süreci başlamıştır. Doğu Türkistan tarihinde   ilk kez Kaşgarlı Mahmut’un Divanü Lugat-İttürk (DLT) eseri  ile Yusuf has Hacip’ın  Kutudgubilik  gibi eserler çağdaş Uygur Türkçesine çevrilerek yeniden basıldı. Turgun Almas’ın Uygurlar  ve Hunların Kısaca Tarihi adlı tarih kitabı ile Abdurrahim Ötkür’ün  19.yüzyıldaki bağımsızlık hareketlerini konu alan  İZ ve Oygangan Zemin/Uyanan Topraklar,  Zuhurettin Sabir’in 1944 Doğu Türkistan Cumhuriyetinin kuruluşunu konu alan 3 ciltlık Ana Yurt belgesel romanı  ile Türk kültür ve medeniyetine ait onlarca eser  yayınlandı. Kurani Kerim’in Uygurca Tercümesi ile Sahihi Buharı başta bir çok dini eserler Uygur Türkçesi ile yayınlandı. 1980’lı yıllarda  Liderimiz  İsa Yusuf Alptekin’in talimatları ile Türkiye’den ilk, Orta ve Lise ders kitaplarının tamamı Yılmaz Öztuna’nın Büyük Türkiye Tarihi Ahmet Kabaklı Hocamızın Türk Edebiyatı tarihi başta olmak üzere  yüzlerce kitap ve çeşitli Ansiklopediler temin edilerek  Hacı Yakup Anat aracılığı ile Urumçi üniversitesine yollandı. Urumçi ve Kaşgar gibi şehirlerde Türkçe Dil Kursları  açıldı. 40.yıl sonra Doğu Türkistanlılar ilk kez yurt dışında yaşayan aile ve yakınlarını ziyaret etme fırsatı elde etti. İlk kez 1985’de 2.560  Uygur, Kazak,Kırgiz ve Tungan hacı adayı  Suudi Arabistan’a geldi. Türkiye ve Avrupa ülkelerine öğrenciler yollandı. Bütün bu olumlu gelişmeler   Türklerinin tarihinde  yeni bir dönüm noktası  noktası olarak kabul edildi. Bu olumlu gelişmeleri  Urumçi’de yaşayan  Tarihçi Hacı Yakup Anat 1981 Liderimiz İsa Yusuf Alptekin’e  yazdığı bir mektup’la : “Hörmetlik Efendim, bizlerin “Efendiler Hareketi” esnasında yapamadıklarımızı   çok şükür şu anda yapabiliyoruz.” sözleri ile ifade ediyordu.

Liderimiz Sayın Alptekin Beğimize Urumçi ve Kaşgar’dan kadim dostları ve mücadele arkadaşları  yazdıkıları mektuplarında kendisine ” Şerki Türkistan’in kıymetli Yolbaşçısı ve Rehberi ” hitabını kullanabiliyordu.

Barın Direnişı esenasında esir düşen Barın Mücahitlerimiz Sorgularında : ” Turgun Almas’in Uygurlar ve Hunlar kitabından Kürşad’ın mücadelesini öğrendik ve onu örnek almaya ve ona benzemeye çalıştık. Abdurrahim Ötkür ve  Zuhurettin Sabir’in romanlarından  kimliğimi tekrar bulduk. Atalarımızın bu topraklarda 2 dafa bağımsız  Cumhuriyet kurdukları bilgisi edindik. Muhammed Salih Damollamın Uygurcaya çevirdiği Kurani Kerimden  ve Hadis ve dini kitapları okuyarak 932.yılında islamıyite ilk kabul eden Türklerin torunları olduğumuz bilgisisine ulaştık ve kadim kimliğimizi ve dinimizin emirlerine yerine getirmek için bu ayaklanmaya katıldık.” ifadeelerini kullanmıştır.

Bunun yanında Çin’da uygulamaya konulan dışa açılma ve ülke  genelinde başlayan   kısmı gevşeme yeni bir özgürlük havasının esmesine yol açtı.  Çin’deki bu özgürlük havası Doğu Türkistan’a da yansıdı. Aralık/1985’da Urumçi Ün. öğrencileri Dolkun İsa ve arkadaşlarının önderliğinde  sözde özerk bölge yasalarının pratikte uygulanması, Çinli göçmen akınının durdurulması, doğum yasağının kaldırılması Lop Nor’daki Nükleer denemelerin durdurulması talepleri  ile gösteriler yaptı. Çin’deki bu kısmı özgürlük havası  Haziran/1989 yılında Çinli öğrencilerin Tienmin  meydanındaki Özgürlük ve demokrasi gösterilerinin  tanklarla bastırılması ile sona erdirildi.

Barın Ayaklanmasının Nedenleri ve Başlaması

1980’lı yıllarda Doğu Türkistan  Türklerinde büyük bir  doğum   patlaması yaşandı. Bu durum Çin işgal rejimini çok korkuttu ve tedirgin etti ve işgal rejimi  Doğu Türkistan’da  çok acımasız ve vahşet derecesine varan  Doğum  yasağı  ve kurtaj  kampanyası başlattı.  Mahalle görevlileri her gün evlere girerek kadınların hamile olup olmadıkların kontrol ediyor ve  kontenjan  dışı hamile kadınları zorla ilkel Kürtaj İstasyonlarına götürerek çocuklarını katlediyorlardı. İşgalci Çin  bu vahşetlerine gerekçe olarak Türkiye ve Mısır’daki doğum kontrol ve planlı doğum uygulamalarını örnek gösteriyorlardı. Bu acımasız kampanya Aktu ve bağlı bölgelerde daha bir acımasız şekilde uygulanmaya başlandı.

Barın  Halkı  Kasabalarında  bulunan ve yıllar önce ibadete kapatılan  kadim bir Camiyi tamir ederek eski durumuna getirmek için ÇKP yerel Komitesine dilekçe ile başvurdu.

CKP Yerel Birimine Dilekçe ile Başvuruyorlar

Barın kasabasında önde gelen bir din adamı olan Zeyiddin Yusuf Camilerinin tamir edilerek ibadete açılması ve  vahşet derecesindeki kürtaj   cinayetlerine son verilmesi  talebi ile  Aktu ilçe ÇKP Birimine baş vurdu. Ancak bu barışçıl ve olağan  insani haklarının verilmesi talepleri reddedildi. Dilekçe veren Zeydin Yusuf Başkanlığındaki Heyet üyeleri  göz altına alınarak tutuklandı. Kendilerine günlerce  süren Sorgulamalar ve  kötü  muameleler  yapıldı. Sonuçta  kendilerini bir daha böyle taleplerde bulunmayacaklarına  dair taahhütname alınarak serbest bırakıldı.

Barın Ayaklanması  Sistemli ve Modern Bir Başkaldırı ve Özgürlük Hareketidir.

Çin işgal rejimi Türklerin çocuklarını  planlı doğuma aykırı gerekçesi ile kürtajla katledilirken merkezi Çin’den Aktu ilçesi ve  köylerine birkaç aileden Çinli göçmen yerleştiriyorlar.  Bu olay ise ayaklanmanın başlaması  için  önemli bir sebeplerinden biri  olmuştur.

Bölgenin ileri gelen ve tanınan din adamlarından Zeyiddin Yusuf  gizli Medresesinde ders verdiği öğrencileri ile birlikte  Doğu Türkistan İslahatçı İslam Partisi adı ile  gizli bir teşkilat kuruyor ve bir miktar ilkel silahlar ve kesici aletler temin ediyorlar. DTİP. hazırlıklara hemen başlıyor. Türk İslam dünyası ile Uluslar arası topluma hitaben bir Beyanname hazırlıyorlar. Beyanname’de Doğu Türkistan’daki mevcut  durum  ve    niçin bu eyleme kalkıştıkları hakkında  bilgi veriyorlar. Amaçlarını ise şöyle açıklıyorlar

  1. ÇKP Rejimi  işgalindeki Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türklere karşı  baskı, zulüm ve etnik ayırımcılık politikasına  karşı direnişe başlayacağız.
  2. Çin işgal rejimi Vatandaş olarak   bizim hakkımız olan  yasal ve barışçıl taleplerimizi reddetmiştir.
  3. Doğu Türkistan halkı tarihte büyük devletler kuran  ve Türk İslam dünyasının doğu Sınırlarını koruyan   bir  kahraman bir halktır. Biz kendi topraklarımızda  kendi  temel haklarımıza sahip özgür  ve bağımsız  olarak yaşamak istiyoruz.
  4. Bizler bu toprakların tarihi sahipleri olarak; 20.yüzyılda kurduğumuz bağımsız devletlerimizin devamı olarak    bağımsız 3. Doğu Türkistan Cumhuriyetimizi  kurmak istiyoruz.

Lider Zeydin Yusuf Mücahitlere Şöyle Sesleniyor

Barın Şanlı Ayaklanmasının  genç lideri Zeydin Yusuf (Zeydin Kari) 1990 yılının Mart ayında mücadele arkadaşlarına hitaben şu konuşmayı yapmıştır : “ Biz Barın Mücahitleri  olarak Yurdumuzun özgürlüğü ve mazlum Halkımızın  Çin’in baskı ve zulmünden kurtarılması  uğruna baş koyduk. Yapacağımız ayaklanma aynı zamanda “Bir milli kurtuluş Hareketidir. Bunu mutlaka Allah’in izni ile başaracağız. Şayet başaramaz  ve  şehit olmamız halinde bu sonuç, bizim için  çok zor elde edilebilir  bir rütbe ve  bu dünyada kazanabileceğimiz çok değerli bir kazanç olacaktır. Başarılı olamama durumu ise, Doğu Türkistan’in  özgürlük ve bağımsızlık  nimetine  kavuşması sürecinin biraz daha uzaması anlamına gelecektir. Bağımsızlığımızın sembolü Ay Yıldızlı Gök Bayrağımızı bizden sonraki Kardeşlerimiz yeniden dalgalandırmaya devam edecektir. Ancak, özgürlük, bağımsızlık  ve Milli kurtuluş  fikrinin yok olması ise, bir milletin tamamen yok olması anlamına gelecektir. Bizler bu nedenlerle  diğer Milletlerin bize  “  Uygurlar Tarihte yaşamış Ancak  günümüzde Yok olmuş bir Millet’ damgası vurmamaları  ve  en önemlisi Doğu Türkistan’ımızın özgürlüğü ve bağımsızlığı yolunda “ÖZGÜR VE BAĞIMSZ DOĞU TÜRKİSTAN “ İdealinin  sonsuza dek   yaşaması uğruna   şehit ya gazi  olmaya her an hazır olmalıyız,”

Barın  Özgürlük ayaklanması Zeydin Yusuf Başkanlığındaki 200 kişi 5 Nisan 1990 tarihinde sabah  namazından  sonra Barın Kasabası ÇKP  Yerel Birimi  binasının önünde toplanıyorlar. Yetkililerden görüşme talebinde bulunuyorlar.   Hazırladıkları  talepnamede  şu  istekler yer alıyor :

  • 1989 yılında sadece Barın kasabasında  250  hamile Uygur kadınını zorla  kürtaja tabi tutulmuştur. Bu kürtaj  operasyonlarının da normal imkan ve şartlarda yapılmadığı  için Hamile kadınlarımız  hayatlarını kaybetmiştir.
  • Çin Yönetiminin izin verdiği her ailenin  bir çocuk sahibi olabileceği hakkındaki  normal haklarımız bile   çiğnenmektedir. Bu yasa dışı uygulamaların durdurulmalıdır.
  • Aktu ve bağlı bölgelerde ekilebilir toprakların azlığı ,yeterli su kaynakları ve diğer  olumsuz  şartlar  ve diğer  yetersizlikler nedeniyle Çinli göçmen yerleştirilmesi uygulamasının durdurulmalıdır.

Yasal ve Barışçıl Talepler  Polis Gücü Kullanılarak Bastırılıyor

Barın Kasabası Yerel ÇKP Sekreteri İşbirlikçi  Tursun  Barın halkının bu barışçıl ve yasal hak arama eyleminin “Bölücü Kalkışma ve İsyan olduğunu” iddia ederek Aktu İlçesi yönetimine telefonla bildiriyor. İlçedeki tüm polis güçleri  ardından ise,  Kaşgar da bulunan  Çin ordusu  Barın’e sevkediliyor.  Çin İşgal Ordusundan özel birlikler başta kalabalık binlerce kişilik   çeşitli silahlarla  eylemcilerin üzerine sevkediliyor. Daha sonra merkezi Çin’den Özel Operasyon Birlikleri bölgeye  naklediliyor.  Sivil halkın üzerine  ateş açılıyor. Yüzlerce kadın,yaşlı ve çocuk öldürülüyor ve  binlerce kişi yaralanıyor. Çin işgal rejimi bu konuda yanı Ölen ve yaralananların sayısı hakkında  hala bir açıklama yapmamıştır.   Çin işgal Ordusu bölgede sıkı yönetim ilan ediyor.

Çin İşgal Ordusu Katliam Yaparak  Bölgede İnsanlık Suçu İşliyor

Barın Ayaklanmasının bastırılması başkent Pekin’deki ÇKP Merkez Komitesi tarafından bizzat yönetiliyor. Çin Başbakanı Le-Pen’in talimatıyla  Doğu Türkistan’daki Çin işgal Ordusu  Komutanı General Vang En  Mao’nun  emrindeki Kaşgar’da bulunan   Mekanize Birlikler ile komşu Kansu eyaletinin  merkezi  Lençu ‘da ki Çin Hava İndirme Tugayı’ndan  oluşan toplam  10 bin kadar olduğu belirtilen  Özel Birlikler ile Hava İndirme Komando Birlikleri   Ayaklanmanın merkezi Barın olmak üzere 20 bin nüfuslu Aktu(Aktağ) su İlçesine bir mübarek  Ramazan günü  büyük bir Operasyon gerçekleştiriyor. Çin İşgal Ordusunun üniformalı katilleri   Pekin’den aldıkları “Harekete eden her şeyi öldüreceksiniz-Asla Merhamet göstermeyecek ve acımayacaksınız”  emri gereğince büyük ve Katliama girişiyor. Yaşlılar, kadınlar ve beşikteki bebekler dahi öldürülüyor.  9 köy haritadan tamamen silinmiş ve yok edilmiştir.  Çin İşgal Ordusu Aktu ilçesinde büyük bir   etnik  temizlik yaparak insanlık suçu işlemiştir

Barın direnişi sonrasındaki ayaklanmanın  Lideri Zeydin Yusuf ve arkadaşlarının çoğu 4-6 Nisan günlerindeki şiddetli çatışmalar sırasında şehit oldular… İşgalci Çin güçlerini öylesine perişan bir duruma sokmuşlardır ki; çatışmaların giderek şiddetlenmesinden ve  yayılmasından    dehşete kapılan Çin silahlı birliklerinin başındakiler Pekin’den destek kuvvet talebinde bulunmak zorunda kalmışlardır. Bu talebe istinaden de Çin’in Lençu bölgesinde bulunan hava indirme tugayından 7000 kişilik bir paraşütçü birliğinin daha  Barın’a nakledildiği biliniyor.

Aslında bölge halkından olan bazı kişilerin daha sonraki yıllarda naklettiklerine göre uzun bir zamandan beri daha büyük çaplı, daha etkili ve topyekûn bir hareket başlatmak üzere hazırlıklar yapmakta olan mücahitler, karşılaştıkları ciddi bir tahrik ve harekatın işbirlikçi hainlerce ifşa edilmesi sonucunda   ayaklanmayı  erken başlatmak zorunda kaldıklarını ifade ediyorlar.

Çin askeri birliklerinin havadan ve karadan yaptıkları saldırılara kahramanca karşı koyan ve çok çetin bir savaşa girişen  Barın’in Doğu Türkistan istiklal savaşçıları dünyada eşine az rastlanır bir destan yazarak  karşı koyuyorlar ve  bir kısmı şahit yüzlercesi ise  yaralanıyor. Çinli işgalciler   yaralı ve sağ olarak esir düşen Barın kahramanlarının birçokları da yargısız infazlarla bölgeden çıkartılmaksızın kurşuna dizilerek şehit edilmişlerdir. Bu Çin saldırıları sırasında aynı bölgedeki 9 köy havadan bombalanmış, binlerce Doğu Türkistan Türk’ü katledilmiştir. Görgü tanıklarının ifadelerine göre de, beşikte yatmakta olan bir bebeğin vücudunda onlarca  adet mermi izine rastlanılmıştır.”

Uygur  Tarihçi Tohti Muzat’ın Anlattıkları

Japonya’dan Doğu Türkistan’daki ailesini ziyarete gittiğinde 2020 yılında tutuklanarak katledilen  Uygur Türkü Akademisyen  ve Tarihçi Dr. Tohti Muzat 1993 yılında geldiği istanbul’da bize şu hatırasını anlatmıştı : ” Ben  zamanın Kukla Sözde Eyalet Başkanı Timur Davamet’in özel Kalem Müdürü idim. Barın Ayaklanması  sonrasında Kukla Başkan Davamet’in  maiyetinde Barın bölgesine birlikte gittim. Ayaklanmaya katılan Köyleri dolaşırken Kukla Başkan Devamet,  Çin İşgal Ordusunun  bölgede sergilediği  acımasız vahşetten çok etkilenerek gözyaşlarına boğulduğuna şahit oldum. Bu kişi ne de olsa bir Uygur Türkü idi. Kukla Başkan Timur Davamet  mermilerle  delik deşik edilen  bir beşiği gördü  ve bu vahşet karşısında yanındaki Çinli komutana dönerek “ Beşikte öldürülen bu bebeklerin ne günahı vardı de bunları de katlettiniz ? diye sordu.  Bunun üzerine ÇKP Ordusu Komutanı buna cevap vermeden derhal yanımızdan uzaklaşarak kayboldu.” demiştir.

Çinli Teğmen’in itirafları

Çin Ordusunda daha  Teğmen rütbesinde iken, merkezi Çin’indeki bir özel Savaş Birliği ile birlikte Barın Ayaklanmasının bastırılması operasyonlarına katılan bir Çinli Subay  2002 yılında görevli olarak   geldiği ABD’de  sığınma talebinde bulunmuştur. Sığınma talebinin haklı gerekçelerle kanıtlanması için mahkemede ve daha sonra ABD Kongresindeki Özel Bir Komisyonda  şunları anlatmıştır : “Merkezi Çin’de bulunan Özel harekat Birliğinde görevli bir Subay iken, Barın Ayaklanmasının bastırılması için bir emir aldık ve derhal uçaklarla Kaşgar’a intikal ettik. Buradan Batı’daki  Pamir dağların eteklerinde  bulunan Aktu ilçesine  intikal ettik. Biz geldiğimizde direniş  sürüyor ve  yer yer çatışmalar devam ediyordu. Özel Operasyon Birliği’nin komutanı operasyon öncesi bize şu emri  verdi : “ Operasyon bölgesinde  hareket eden her şeye  kesin olarak ateş edeceksiniz. Bu hareket eden  bu nesne bir  insan olabilir veya  hayvan. Hiçbir canlıya asla acımayacak ve merhamet etmeyeceksiniz. Onları mutlaka  katlederek yok edeceksiniz. Aksine davrananlar  askeri Mahkemeye verilecek ve  savaş yasaları  uygulanacaktır. Biz derhal operasyonlara başladık yerel Polis ve Askerlerin yol göstermesi ile büyük bir katlima giriştik. Aktu’ya bağlı yüksek rakımda yer alan 9 köyü  ağır silarlar hava araçları ve ağır bombardımanla  tamamen haritadan sildik.”

Barın Ayaklanması ile Doğu Türkistan Türkiye ve  Dünya Medyasında   

05 Nisan 1990’de gerçekleştirilen Barın Ayaklanması  Doğu Türkistan meselesinin ilk kez uluslar arası topluma duyurulmasını sağlamıştır. O yıllarda  en küçük bir Doğu Türkistan haberi Türk medyasında yer aldığı gibi Barın Ayaklanması da gazetelerce manşet haberi olarak duyurulmuştur.

İşgalci Çin’in Ankara Büyükelçisi  Türk medyasının  Barın olayına  karşı yoğun ilgisi ve  sürekli haber yaparak gündemde tutması üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalmıştır. Barın olayının İstanbul’da yaşayan Ayrılıkçıların Başı  olarak itham ettiği Liderimiz İsa Yusuf Alptekin tarafından çıkarıldığını ve Uygurları kışkırttığı iftirasını atmıştır. Bunun üzerine bir açıklama yapan Liderimiz “ Çin, baskı, zulüm ve işkenceye karşı şanlı bir direniş gösteren Barın halkına ve   Uygurları suçlayarak  alçakça iftıra atmıştır. Büyükelçinin iftirası Barın Mücahitlerine karşı büyük bir  saygısızlıktır.  Onlar İşgalci Çin’in zulmüne karşı   kendilerini  korumak  için varlık mücadelesi vermektedir. Kahraman Barın Mücahitlerini selamlıyor ve  kendilerini yürekten kutluyorum. Çin işgal rejimini de etnik katliamlarından dolayı en güçlü şekilde kınıyorum.”  açıklamasını yapmıştır. Dünyanın önde gelen haber Ajansları ve  medya kuruluşları da Barın Ayaklanmasını Liderimiz İsa Yusuf Alptekin’in anlatımı  ve açıklamalarını kaynak göstererek  tüm dünyaya  duyurmuştur.

Barın Ayaklanmasının Belgeleri Türkiye’ye Ulaşıyor

Barın Ayaklanmasının bastırılmasından 3 yıl sonra   Bağımsızlık hareketinin Komutanı Doğu Türkistan Reformcu  İslam Partisi Lideri  Şehit Zeyiddin Yusuf’un Türk- İslam dünyasına ve insanlık alemine  yayınladığı  Beyannamesi ile  şehit edilen ve hapsedilen bazı Mücahitlerin resimleri tarafımıza ulaştırılmıştır. Bize ulaştırılan bu belge ve resimler  Barın Direnişinin 3.yıl olan  05 Nisan 1993’te  ulusal  bir Gazetede tam sayfa olarak yayınlanmış ve ilk kez  Türk Milletine ve uluslar arası topluma iletilmiştir.

Barın Ayaklanması Tienenmin Olayından Sonra Çin’deki En Kapsamlı Bir Eylem

Barın  ayaklanması  ÇKP’nin   kanla ele geçirdiği  süreçten ve  Haziran 1989’daki Tienenmin Demokrasi başkaldırısından   sonraki  en kapsamlı  ve  en büyük bir olay olarak tarihe geçmiştir. Barın ayaklanması Pekin’de   Çin devlet başkanı Jiang zemin, Çin başbakanı Li peng, Çin genel kurmay başkan yardımcısı General Liu Hua  başta ÇKP Merkez Komitesi nezdinde gündeme getirilmiş ve yapılan toplantılarda   günlerce müzakere edilmiştir. ÇKP Merkezi Komitesi gibi  Çin’in in üst yönetim organlarında Doğu Türkistan Türklerinin tamamen yok edilmesi ile ancak bölgede istikrarın korunabileceği hakkında siyaset belgesel hazırlanmıştır.

Barın Ayaklanması ÇKP İşgal Yönetimini Doğu Türkistan’ı  istikrarlı bir şekilde elde tutmak konusunda ciddi  çalışmalara sevketmiştir. Bu konuda şu siyaset Belgesini yayınlamıştır :

  • ÇKP Merkez Komitesi(Politbüro)’nce çıkarılan 500 sayfalık Hazırlanan İç Belge “ Pantürkizm ve Pantürkizm Hakkında Tatkikat “ İmza karşılığı Okuduktan sonra iade edilen bir Genelge Kitap
  • ÇKP Merkez Komitesinin  10 maddelik  “Uygur Bölgesinde  Egemenlik ve İstikrarın Korunması” başlıklı 19 Mart 1996 tarih ve 07 No.lu  Gizli Genelgesi ,Bu belgede  Doğu Türkistanlı ayrılıkçıların merkez üssünün Kazakistan ve Türkiye olduğu belirtiliyor ve Çin yönetiminin dünyada sözü geçen bir güçlü devlet olarak bu ülkelere baskı yapması ve bedeli ne olursa olsun bu ülkelerdeki ayrılıkıçı güçlerin(Doğu Türkistan ve Uygur STK.Kurulaşları kastediliyor.) birleşmelerine izin verilmemesi ve bunların parçalanması ve bir birlerine rakip haline getirilmesi için her türlü tedbirin alınması talimatlandırılıyordu.

Şanlı Barın Ayaklanması Uygurların Çin ‘e  Hiçbir Zaman Teslem Olmayacağı Boyun Eğmeyeceğinin  Net  Göstergesidir!

  • Barın Özgürlük Savaşı Doğu Türkistan özgür ve bağımsız oluncaya kadar kesintisiz olarak devam edeceği fikrini  bizlere kanıtlayan  ve mücadele yolumuzu  aydınlatan bir meşaledir.
  • Barın Ayaklanması Doğu Türkistan Türklerinin 20.yüzyılın son yıllarında ortaya koydukları en modern anlamda, Örgütlü,Sistemlı ve çok iyi hazırlanmış  milli bir bağımsızlık  başkaldırısıdır.
  • Barın Ayaklanması Doğu Türkistan halkının İşgalci ÇKP Faşizmine ve onun esaretine hiçbir zaman boyun eğmediğinin, eğmeyeceğinin  net kanıtı ve  açık bir göstergesidir.
  • Barın Bağımsızlık Mücadelesi Doğu Türkistan Türklerinin her ortamda mevcut yetersiz ve kıt imkanları ile de olsa  o yıllarda Batılı  Küresel güçlerin besleyip semirtilmeye başladığı daha Küresel Haydut ve Terör Devleti olamadığı bir süreçte  İmkansızı başaran Ataları Kurşad’ı örnek alan  bir avuç  Doğu Türkistanlı Vatansever  Özgürlük savaşçısının ortaya koyduğu  2.  bir Kürşad  Kahramanlık örneğidir.
  •  Barın halkı Liderleri Zeyiddin Yusuf Başkanlığında ortaya koyduğu bu şanlı ve cesur özgürlük mücadelesi ile  “Soydaşları, Dindaşları ve İnsandaşlarının”  Doğu Türkistan Türklerini İşgalci ve soykırımcı ÇKP Rejiminin ateş çemberinin  içine terk etmelerine kayıtsız ve sessiz kalmalarına  ve Uygur Türkleri konusunda  kafalarını kuma gömen ülkelere   verilmiş bir derstir.
  • “Barın Özgürlük Mücadelesi “ Uygurlar için Nasıl olsa yapılacak bir şey yok” diyerek ümitsizlik ve kayıtsızlık  çukurunda  Sessizce  ÇKP Rejiminin  insanlık suçları ile soykırım cinayetlerini seyredenlerin yüzlerine vurulan okkalı bir  TÜRK  tokatı’dır.
  • Barın Özgürlük ve Bağımsızlık Mücadelesi İşgalci Çin’e kendilerine reva gördükleri acımasız baskı zulüm ve işkencelerin hesabının bir gün mutlaka sorulacağının açık bir göstergesidir.

Fotoğraf açıklaması yok.

05 Nisan 1990’deki Şanlı barın Özgürlük Mücadelesinin 35.yıl dönümünde Barın Şehiteri başta olmak üzere Türkiye’miz ve Türk dünyasının tüm şehitlerini rahmet, minnet ve saygı ile bir kez daha anıyor, aziz ruhlarına dualarımızı iletiyor ve Mekanlarının cennette olmasını niyaz ediyorum.  ALLAH BİZ BİLE

Share
328 Kez Görüntülendi.