Çinli Elçi Hongwei geçtiğimiz ay, Şara’nın liderliğini yaptığı isyancı grubun Aralık 2024’te Esed’i devirmesinin ardından iktidara gelen Şara ile bir araya gelmiş ancak görüşmenin detayları açıklanmamıştı.
Çin İçin Suriye’deki Uygurlar Büyük Tehdit
Suriye Çin İlişkileri nasıl şekillenirse şekillensin, Çin ve Suriye arasında ileriye dönük olarak iki temel mesele söz konusu olacaktır. Şöyle ki ;
- Çin, her şeyden önce ‘Suriye’deki herhangi bir Uygur varlığının Çin güvenliğine tehdit oluşturmamasını’ sağlamaya çalışacaktır.
- Suriye, uzun süren bir iç savaşın ardından yeniden inşasına yardımcı olacak yabancı aktörler arıyor.
- Suriye’yi yeniden inşa etmenin maliyetinin 250 milyar ila 400 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.
- Suriye halihazırda Avrupa’dan milyarlarca dolarlık yardım almış durumda ancak uzun vadede yeniden inşası çok daha fazla yatırım gerektirecek.
- Suriye’ye göre Çin rejimi Teorik olarak ülkenin yeniden inşa masraflarına yardımcı olmak için iyi bir konumda olarak kabul ediliyor.
- Çin, Suriye’de Esat rejiminin devrilmesi savaşına katılan Uygur Savaşçıları kendisi için bir tehdit ve ilişkilerde önemli bir engel olarak görüyor,
- Çin yönetimine göre Suriye’de bulunan Uygurlar, uluslararası yaptırımlar ve Çin’in bu ülkeye yönelik herhangi bir müdahalesi için büyük bir zorluk ve engel teşkil ediyor.
Çin’in Suriye’deki ikilemi
Çin Yönetimi Esed döneminde Suriye ile ilişkilerini ılımlı da olsa dostane bir şekilde sürdürdü. Suriye 2022 yılında Çin’in “Kuşak ve Yol Girişimi’ne” (Çin tarafından 2013 yılında başlatılan büyük bir küresel altyapı ve ekonomik kalkınma projesidir.) eski İpek Yolu’ndan ilham alarak Asya, Avrupa ve Afrika’yı birbirine bağlamayı amaçlayan bir yatırım ve iş birliği projesine katıldı. 2023 yılında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Suriye’de 2011 yılında başlayan acımasız iç savaşın ardından Esed’i resmi olarak ağırlayan ilk dünya liderlerinden biri oldu. Esed’in ziyareti sırasında iki ülke stratejik bir ortaklık anlaşması imzaladı. Ancak ne bu ortaklık ne de Suriye’nin “Kuşak ve Yol Girişimi’ne” katılım planı somut bir eyleme dönüşmedi. ABD’nin ve uluslararası kuruluşların Suriye’ye uyguladığı ve bugün de birçoğu yürürlükte olan yaptırımlar ‘Çin yatırımlarını” önünü kesti ve caydırdı.
Tek İsteğimiz Savaş Sanatını Öğrenerek Ülkemizi Çin İşgalinden Kurtarmaktır!
İç Savaşın zirve yaptığı 2017’de Suriye’deki bir Uygur militan Associated Press(AP) muhabirine şu çarpıcı açıklamayı yapmıştı : “Bizim tek bir amacımız vardır. Modern savaş araç ve gereçlerini ve bu araç ve silahları nasıl kullanacağımızı Suriye’de öğrenmek ve sonra Doğu Türkistan’a dönerek ülkemizi Çin işgalinden Kurtarmaktır” dedi.
Çin, Suriye’de Esed rejiminin devrilmesinden sonra Suriye’deki militan Uygur varlığı konusunda çok tedirgin. Suriye ve Çin hükümetlerinin 2018 tahminlerine göre Suriye’de ayrılıkçı Türkistan İslam Partisi’nden (TİP) yaklaşık 2.000 ila 5.000 Uygur militan bulunuyor. Birçoğu on yıldan uzun bir süredir Suriye’de bulunan TİP üyeleri, Esed’i devirmek için Suriyeli muhalif grup Heyet Tahrir el-Şam ile birlikte savaştı ve şimdi bu Uygur Savaşçılar Suriye’deki yeni rejimin devlet güçlerine katıldı.
Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü’nde kıdemli araştırmacı olan Grant Rumley’e göre, yatırım ve ortak proje eksikliğine rağmen, Esed döneminde iki ülke arasında “iyi bir çalışma ilişkisi” vardı. Rumley’e göre “Çin, ‘rejime diplomatik koruma sağlayacak’ ve rejim de Çin’in Suriye’deki en önemli önceliği olan ‘Uygur savaşçıların Çin’e dönmesini engellemeye yardımcı olacaktı.’”
Çin’in Hedefi Öncelikli olarak ” Türkistan İslam Partisi(TİP)
Türkistan İslam Partisi(TİP) Aralık/2024’te : ” Yeni Şara Hükümeti Suriye devrimine katılan Uygur savaşçılardan birisi Tuğgeneral 2’si Albay toplam 3 Uygur Savaşçıyı terfe ettirdi ve Suriye Ordusuna Komutan olarak atamış bulunuyor.” açıklamasında bulundu. Al-Monitor’un ulaştığı Çin’in Washington Büyükelçiliği’nden bir sözcü ” Pekin’in Şam’daki Yeni Suriye Yönetiminden Türkistan İslam Partisi( TİP)’ne karşı önlem almasını istediğini söyledi. Çinli Sözcü, “Suriyeli geçici yetkilileri terörle mücadele yükümlülüklerini yerine getirmeye ve Türkistan İslam Partisi olarak da bilinen Doğu Türkistan İslami Hareketi de dâhil olmak üzere Güvenlik Konseyi listesindeki tüm terör örgütleriyle mücadele etmek için kararlı önlemler almaya çağırıyoruz” dedi.
Bilindiği üzere Türkistan İslam Partisi Çin’in önerisi ve etkin girişimi ile 2002 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından terör örgütü listesine alınmış ve bir süre sonra ABD ve Batılı ülkelerin önerisi ile terör listesinden çıkarılmıştı.
Çinli yetkili; Pekin’in “Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi” konusunda ısrarcı olduğunu ve Uluslararası toplumun da yardımıyla Suriye’nin siyasi geçiş sürecini istikrarlı bir şekilde ilerletmesini ve erken bir tarihte barış ve istikrarı yeniden tesis etmesini içtenlikle umuyoruz” açıklamasında da bulundu.
HTŞ Lideri Şara ile TİP arasındaki yakın ilişki Çin için endişe verici.
Yakın Doğu Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Rumley: “ HTŞ Lideri Şara’nın yükselişi ve Suriye Devlet Başkanı olması Çin’in Suriye’deki çıkarları için olumsuz ve bir geri adımdır. ABD, Avrupa ve Rusya yeni Suriye hükümetine yaklaşımlarını daha geniş bölgesel hedefleri doğrultusunda dizayn ediyor. Çin’in çıkarları ise bu konuda biraz daha sınırlıdır. Ancak, Suriye’de koruyacak önemli bir varlığı bulunmayan Çin’in odak noktası “Suriye’de bulunan Militan Uygur Savaşçıların Varlığı ve yeni yönetim ile yakın bağlantıları” olduğunu belirtiyor.
Çin’in Hesapları
Çin’in Uygur bölgesinde yoğunlaşan ve Türkçe konuşan Müslüman bir etnik grup olan Uygurlar uzun zamandır Pekin’in başını ağrıtıyor. Çin hükümeti on yıllardır Uygurlara karşı ağır şekilde baskı ve zulüm uyguluyor.2017’den beri ise topyekün bir etnik temizlik/Soykırım uygulamaya çalışıyor. Uygurları toptan ve hepsini birden aşırılıkçı militanlıkla suçluyor. Uygur Türklerinin 05 Temmuz 2009 yılında Çin yönetimine karşı başkent Urumçi’de başlattıkları ayaklanmaların ardından Çin hükümeti Uygur azınlık grubuna karşı o zamandan beri devam eden sistemli ve kararlı bir baskılama kampanyası yürütüyor.
Çin, En Az Bir Milyon Uygur’u Toplama Kamplarında Esir Olarak Tutuyor
2023 tarihli bir ABD insan hakları raporuna göre, Çin yönetimi 2017-2023 yılları arası son 6 yılda en az bir milyon olarak tahmin edilen Uygur’u yargısız gözaltı ve yeniden eğitim kampları adını verdikleri Çin tipi toplama kamplarında esir tutuyor. Ayrıca, bu kamplarda tuttuğu Uygurları köle/İşçi olarak zorla çalıştırıyor. Bunun yanı sıra tutukları gizlice yok etmek, sürekli kontrol ve gözetim, Uygur kadınlarını kısırlaştırmak suretiyle Uygurların neslini keserek kurutmaya yönelik uygulamalar yapıyor. BM.İnsan Hakları Yüksek Konseyi’nin Ağustos/ 2022 tarihli Uygur raporu ile Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerini insanlığa karşı işlenmiş ve etnik soykırım suçlar olarak nitelendirmiş, ancak Pekin bu suçlamaları reddetmiştir. Çin yönetimi işgalindeki Uygur bölgesindeki Toplama Kamplarının (Çin’e göre Eğitim ve gözaltı merkezlerinin) Uygurların eğitilerek ‘radikalizm ve terörizmle’ mücadeleye katılmaları için gerekli olduğunu ileri sürüyor.
Çin, Taliban’a da Uygur Şartını Dayatmıştı
Stimson Center’da kıdemli araştırmacı, Doğu Asya Programı eş ve Çin Programı direktörü olan Yun Sun Al-Monitor’a verdiği demeçte Çin’in Suriye ile ilişkilerinde “Uygur meselesinin çatışma sonrası yeniden yapılanma da dâhil olmak üzere her adımda engel teşkil edeceğini” ifade etti.
Çin, Suriye’de de Uygur grupların faaliyet gösterdiği Taliban yönetimindeki Afganistan’dakine benzer bir tutum takınabilir. Al-Monitor’a konuşan Sun, “Uygur militanların sınır dışı edilmesi Taliban’ın Çin tarafından diplomatik olarak tanınması için bir ön koşul oldu. Nitekim Çin, Uygur grupların Çin sınırından uzaklaştırılması karşılığında Taliban’a diplomatik ve ekonomik teşvikler sundu. Çin 2024’te Taliban’ı resmen tanıdı ve Pekin’de elçilik açmasına kabul etti.
Çin benzer bir yöntem kullansa bile teşvik oluşturmak zor olabilir. Suriye hala Batı’nin yoğun bir yaptırım baskısı ağı altında. AB ve Birleşik Krallık, Suriye’ye yönelik bazı yaptırımları askıya almış olsa da, halen pek çoğu devam ediyor. ABD ise ocak ayında altı aylık yaptırım muafiyeti ilan etti ve Al-Monitor’dan Elizabeth Hagedorn’un salı günkü haberine göre Washington Suriye’ye bir dizi koşul sundu. Suriye bu koşulları yerine getirene kadar ABD yaptırımlarının (ve ikincil yaptırımların) geniş bir bölümü yürürlükte kalacak ve bu da yabancı yatırım ve yardımları zorlaştıracak.
Sun, Çin’in “bu politikada acele etmek yerine sabırlı bir bekle ve gör yaklaşımı benimseyeceğini” öne sürdü. Ancak gelecekteki herhangi bir politikanın Uygur meselesine dayanacağını belirten Sun, “Orta Doğu’daki bölgesel güç dengesi gibi diğer şeylerle karşılaştırıldığında Uygur meselesi Çin’in doğrudan ilgi alanıdır” dedi.
Suriye kendini ve dış ilişkilerini yeniden inşa etmeye çalışırken, Çin için Suriye bir fırsat olabilir. Suriye’nin yeniden inşası için yardıma ve yatırıma ihtiyacı var. Çin’in de bu konuda yardımcı olacak imkânları var, ancak her halükarda Pekin’in yaklaşımı Suriye’nin “Uygur sorununu” ele alma konusundaki tavrına bağlı olacak.
Kaynak : https://www.haksozhaber.net/cinin-suriye-ile-iliskileri-uzerine-188726h.htm?fbclid=I